Tarık Rama zan Çamery a’yı bilir mi?
agim recebi <[email protected]>
| Newsgroups | gmane.politics.region.albania.shqiperia,gmane.spam.detected |
|---|---|
| Message-ID | <[email protected]> |
Tarýk Ramazan ÇameryaÂ’yý bilir mi? http://www.dunyayayenisoz.com/Yazar/Makale/Cameryayi-bilir-misiniz.html “Olaðan Ãüpheliler” isimli filmde Verbal rolü ile karþýmýza çýkan Kevin Spacey itaat etmesi, konuþmasý ve arkadaþýný öldürene niçin ateþ etmediðini söylemesi için kedisini zorlayan gümrük müfettiþine, “Ãeytaný nasýl arkadan vurabilirsin?” der ve sakat elini göstererek devam eder, “Ya isabet etmezse?”. Kýtalarý iþgal eden þeytani düþünceyi arkadan vurmaya çalýþmak þüphesiz bundan çok daha büyük bir iddiadýr. Ãhvaný MusliminÂ’in kurucusu Ãehid Hasan ElbennaÂ’nýn torunu Tarýk Ramazan’ýn yapmaya çalýþtýðý þey, “Avrupalý Ãslam”ý var etme çabasý þeytanýn arkasýndan atýlan bir kurþuna benzemesi bakýmýndan Verbal’ýn sözünü hak eder mahiyettedir. Ramazan, Avrupa deðerlerinin kullanýmý konusunda kiþiye baðlý tercihlerin nasýl belirdiðini Ãran’ýn Batý Dünyasý’na yönelik yayýnlarýyla bilinen PressTv isimli televizyon kanalýnda bir program yapmayý kabul etmesiyle birlikte görmüþ oldu. Avrupa, Ramazan’ýn Erasmus Üniversitesinde devam eden derslerine son verdi ve Tarýk Ramazan Ãran rejimine yakýn bir isim olmamasýna raðmen onu baskýcý bir rejimin yanlýsý olmakla itham etti. Kurþunu isabet etmeyen Ramazan kendini baðýþlatmak için olsa gerek Batý’yý memnun edecek bir açýklama yapma ihtiyacý duydu: Ermeni Soykýrýmý’ný tanýyorumÂ… 4 Ocak 2010 tarihinde Panarmenian sitesinde yer alan röportajýnda Tarýk Ramazan “Ermeni soykýrýmýný bildiðini ve tanýdýðýný, bunun bizim þüphelerimizle gölgelenemeyecek bir hakikat oduðunu” ilan ediyordu. Ramazan’ýn bu husustaki açýklamasýný hangi verilere dayandýrdýðý ve böyle bir açýklamayý yapma ihtiyacýný niçin duyduðu hususu kendisinin kurduðu European Muslim Network içinde tartýþmalara sebep oldu ve bazý entelektüeller kendisini þiddetle kýnayarak gruptan ayrýldýlar. Ayrýlanlara göre Ramazan kendi isminin Batý nezdinde temizlenmesi için her açýdan sorgulanmasý gereken bir meseleyi kullanmýþtý. Tarýk Ramazan’ýn saðlam delillere dayandýðý müddetçe Müslüman bir coðrafyanýn tarihini ilgilendiren bir meselede söz söyleme hakkýna sahip olduðunu kabul etmekle beraber onun kendi tezine daha yakýn bir alaný AvrupaÂ’yý ilgilendiren meselelere yoðunlaþmasýnýn Müslümanlar açýsýndan çok daha faydalý olacaðýný düþünüyoruz. Örneðin, Ermeni meselesi ile yakýn tarihte yaþanan Balkan Müslümanlarýnýn soykýrýma ve tehcire tabi tutulmasý konusunu Avrupa gündemine getirmesini ve çok kültürlü bir AvrupaÂ’nýn sadece Yahudilere yönelik ayrýmcýlýk günahýndan deðil, Müslümanlara yönelik tarihi katliamlarýn pisliðinden de arýnmak zorunda olduðunu anlatmasýný, böylelikle savunmuþ olduðu hoþgörüye, çok kültürlülüðe dayalý Avrupa MedeniyetiÂ’nin Müslüman Dünya ile olan iliþkisini düzeltmesinde bir fýrsat yaratmasýný beklemek Müslümanlarýn da hakký olmalýdýr. Ne var ki Ramazan bu bakýþ açýsýndan çok uzakta, Müslümanlarý eleþtirmekle meþgul haldedir. Mayýs 2011Â’de ArnavutlukÂ’u ziyaret eden ve kendilerini Ermeni katili ilan eden birisini davet ettiklerinin farkýnda bile olmayan Türkiye destekli kuruluþlarýn davetlisi olan Tarýk Ramazan, salonu dolduran Arnavutlarý “Türk yahut Arap olmadýklarý, Avrupalý Müslümanlar olduklarý” hususunda ikna etmeye çalýþýrken kendisini dinleyenler arasýnda Avrupalý Yunanlýlar tarafýndan aileleri katledilmiþ, topraklarýndan sürülmüþ insanlarýn da bulunduðunu biliyor muydu acaba? Bunun ötesinde týpký Srebrenica katliamýnýn sorumlularýndan Ratko MladicÂ’in bu katliamla “Türklerden intikam alýndýðý”ný ilan etmesi gibi, Yunanlýlarýn da kendileriyle ayný derecede Avrupalý olmasý gereken Arnavutlarý “Türklerden intikam alma” duygusuyla ve azmiyle katlettiklerini biliyor muydu? AvrupaÂ’nýn duymak istemediði bu katliamýn izlerini 1913 yýlýnda sürebiliriz. ÃngiltereÂ’nin Manastýr temsilcisi C.A. Greig 11 Aralýk 1913Â’te LondraÂ’ya geçtiði bir telgrafta Yunan ordusunun Arnavutlara yönelik katliamlarýný anlatýyor ve “Bir Arnavut genç KorçaÂ’nýn iki saat kadar kuzeyindeki Plassa köyündeki bir minareden tüm cephanesi bitene kadar kahramanca savaþtý. Yakalandýktan sonra tutuklamak yerine onun bedenini parçalýyor ve köpeklere atýyorlardý. Sonra tüm Plassa köyü yakýlýp yýkýldý. Bu, Hýristiyan milletinin 20.yüzyýlda ne yapabileceðini gösteriyordu. Ayný gece KorçaÂ’nýn küçük bir köyü olan DishnicaÂ’nýn Müslüman kadýnlarý yanlarýna çocuklarýný ve yaþlý insanlarý alarak evlerinden çýkýp yalýnayak, panik içinde bizim þehrimize kaçtýlar. Onlar, onlarýn komþularý olan ve Yunanlýlar tarafýndan ele geçirilip anlatýlmaz zulümler yapýlan yakýn köylerle ayný kadere gittiklerini biliyorlardý. Onlarýn evleri yaðmalanýyor, birçoðu yakýlýyor ve kalaný yýkýlýyordu. Yukarýda anlattýðým olaylar aþaðýda asla yazamayacaðým acýlarla kýyaslandýðýnda ehemmiyetsizdir. Kendisini Hýristiyan olarak isimlendiren dünya böyle bir barbarlýk ve açgözlülüðün kendi kardeþlerinden sadýr olmasýndan dolayý þaþýrmak zorundadýr. Biz Türklerden ne beklediysek ‘HýristiyanlarÂ’dan fazlasýyla bulduk.” diyordu. Muhtemelen Tarýk Ramazan bilmiyordur ve Balkan Müslümanlarýnýn katliamýnýn o dönemde kaldýðýný zannediyordur. Hakikat ise bambaþkadýr. 27 Haziran 1944Â’te Yunanistan içindeki Çamerya bölgesindeki Müslüman Arnavutlara yönelik olarak baþlayan saldýrý Mart 1945Â’e kadar devam etmiþ ve beþ binden fazla Müslüman Arnavut katledilmiþ, yüz elli bine yakýný ise sürülmüþtür. Böylelikle Avrupa deðerlerinin sahibi sayýlan Yunanistan aradan geçen otuz seneden sonra ayný vahþeti sergilemiþtir. Savaþ sonrasýnda da bu insanlar YunanistanÂ’a kabul edilmemiþ, vatandaþlýktan çýkarýlmýþ ve iki buçuk milyar dolar deðerindeki mal varlýklarýna el konulmuþtur. Bugün Arnavutluk ile Yunanistan arasýnda temel bir mesele olan Çamerya bölgesi AvrupaÂ’nýn, Avrupa deðerlerini savunan Müslümanlarýn ve Avrupa ile iyi geçinmek gerektiðini düþünen kesimlerin ilgisini çekmemektedir. 65 seneden bu yana ArnavutlukÂ’ta yaþayan ancak Çamerya ile olan baðýný kesmemiþ Müslüman Arnavutlar her sene Yunanistan sýnýrýna yürümekte, týpký Filistinliler gibi ana vatanlarýna bir gün döneceklerini ilan etmektedirler. Gözünü Çamerya gerçeðine kapayan Tarýk Ramazan, Müslüman Arnavutlarýn Türk olmadýklarýný, Avrupalý olduklarýný anlatadursun, Bernard RusselÂ’in söylediði gibi, “TürkiyeÂ’de Türk kelimesi neredeyse hiç kullanýlmazken, AvrupaÂ’da bu kelime Müslümanlýkla eþanlamlý hale gelmiþti ve Müslümanlýðý seçmiþ bir Batýlý için –ister FasÂ’ta ister IsfahanÂ’da olsun- ‘Türk olduÂ’ ifadesinin kullanýlmasý adettendi” Hal böyleyken Ramazan’ýn yapmasý gereken þey Arnavutlara ne olmadýklarýný anlatmak deðil, Avrupalýlara “Türk olan” Arnavutlarýn arzularýný iletmek olmalýdýr. Türkiyeli Müslümanlar, Orta Doðu halklarýnýn hareketliliðinden sonra yýldýzý yeniden parlatýlmaya çalýþýlan bu düþünürün bizi götürmek istediði yeri dikkatle tahlil etmeli, kendisinin iyi niyetini sorgulamýyor olsak bile, dünyayý kuþatan bir þeytaný arkasýndan vurmaya çalýþmanýn beyhude çaba olduðunu kendisine anlatmalýdýrlar. Bakýþlarýný þeytanýn gözlerinden kaçýrmayan bir “Direniþ” neslinin yetiþmekte olduðunu Ramazan da bilmelidir.