TİKA ve in sana yatır ım
agim recebi <[email protected]>
| Newsgroups | gmane.politics.region.albania.shqiperia |
|---|---|
| Message-ID | <[email protected]> |
TÃKA ve insana yatýrým http://www.dunyayayenisoz.com/Yazar/Makale/TIKA-ve-insana-yatirim.html Prof. Dr. Ahmet Davutoðlu`nun, Dýþiþleri Bakaný olarak görevlendirilmesiyle birlikte, Türk Hariciyesi üzerindeki ölü topraðýný kýsmen attý. Türkiye, eskiye nazaran, sözü dinlenen bir ülke konumunda. Erdoðan hükümetlerinin, 2002 yýlýndan itibaren, dýþ politika sahasýndaki tüm hamlelerinin altýnda kendisinin imzasý bulunuyor. Buna karþýlýk, baþta Baþbakan Erdoðan ve diðer hükümet mensuplarý olmak üzere, ülkemizi yurt dýþýnda temsil eden kurum ve kuruluþlar, ayný performansý sergileyemiyor. Bugün bize “Osmanlý Devleti, ayný zamanda bir Balkan devletiydi” cümlesini kurabilme imkâný saðlayan en önemli etken; Osmanlý’nýn, bir yandan cami, medrese, han, hamam, köprü ve çeþmelerle bölgenin fiziki çehresini þekillendirirken, diðer yandan da, kültür, sanat ve edebiyat dünyasýný zenginleþtirmesiydi. Türk Ãþbirliði ve Kalkýnma Ãdaresi Baþkanlýðý’nýn kuruluþ amacý da ayný noktaya iþaret ediyor: “Baþta Türk dilinin konuþulduðu ülkeler ve TürkiyeÂ’ye komþu ülkeler olmak üzere, geliþme yolundaki ülkelerin kalkýnmalarýna yardýmcý olmak, bu ülkelerle; ekonomik, ticari, teknik, sosyal, kültürel, eðitim alanlarýnda iþbirliðini projeler ve programlar aracýlýðýyla geliþtirmek.” Ancak TÃKA, bu iki hususu cem etme noktasýnda gerekli iradeyi bir türlü ortaya koyamýyor. Türkiye ile Balkanlar ve özellikle Balkan Müslümanlarý arasýnda, saðlýklý bir geleceði teminat altýna alacak, derinlikli projeler gündeme gelme imkâný bulamýyor. Balkanlarda ziyaret ettiðimiz her ülkede, Bosna-Hersek edebiyat, ilim ve siyasetinin önemli isimlerinden Prof. Dr. Cemaludin Latiç gibi eli kalem tutan aklýselim isimler, sözleþmiþçesine ayný hususlardan yakýnýyorlar. Söyledikleri þey þudur: “Farklý þekilde yardýmýna ihtiyacýmýz varken, daða taþa para harcamak kolay. Ancak unutmasýnlar ki, Avrupa`nýn orta yerinde Müslümanlýðýn ve Osmanlý kültürünün yaþamasýný istiyorlarsa önce insaný yaþatmalarý gerekir. Müslümansýz taþýn hiçbir anlamý yok.” TÃKA koordinatörlüklerinin bulunduðu ülkelerden birçoðu, uzun yýllar Türk ve Müslüman düþmanlýðý üzerine idare edilmiþ, genç cumhuriyetler. Eðer TÃKA, daða taþa yatýrým yapmak yerine, insana yatýrým yapmaya; dini, kültürel ve sosyal faaliyetlere aðýrlýk verirse, gerisi kendiliðinden gelecektir. Tarih þuuruna sahip olan Arnavutluk halký, elbette, Hasan Rýza Paþa türbesine sahip çýkacaktýr. Türk dostu olan Kosovalýlar, elbette, Sultan Murat türbesinin harabeye dönmesine müsaade etmeyecektir. MakedonyaÂ’da yaþayan bilinçli Türk ve Müslümanlar, elbette, Kurþunlu HanÂ’a Peter Bogdani isminin verilmesine sessiz kalmayacaktýr. Her ne kadar bazý basýn-yayýn organlarý ve yazarlar, þaþalý cümlelerle TÃKAÂ’ya methiyeler düzseler de, kurum içi koordinasyonun olmadýðý su götürmez bir hakikat. TÃKAÂ’ya baðlý koordinatörlüklere, özellikle Balkanlardaki koordinatörlüklere, büyük iþler çýkarabilecek kaynaklar ayrýlýyor. Ancak bu kaynaklarýn, koordinasyon ve bilgi eksiði sebebiyle, verimli kullanýldýðýný söylemek mümkün deðil. Meselenin daha iyi anlaþýlmasý için küçük ama somut bir örnek daha vermekte fayda var. Kýsa süre önce, TÃKAÂ’nýn AnkaraÂ’daki merkeziyle irtibata geçip, TÃKA Tiran koordinatörlüðü tarafýndan 2006 yýlýnda basýlan, The Balkans Key Country Albania ve Arnavutlukta Sosyal Hayat 1654-1912 isimli kitaplarý temin etmek istediðimi söyledim. Ancak, kurumun bu kitaplardan bilgisi yoktu. TÃKA bünyesinde basýlan bu kitaplarýn varlýðýný kanýtlamak için ön kapaklarýný kuruma fakslamak durumunda kalmýþtým. Sonradan öðrendim ki, varlýðýndan bile haberdar olunmayan, bu kitaplarýn müellifleri ayný zamanda TÃKA Tiran koordinatörlüðünde görevliymiþ. Ajanslarýn ve bazý köþe yazarlarýnýn methiyelerinden yalnýzca birkaç gün sonra TÃKA Baþkan Vekili Dr. Mehmet Yýlmaz’ýn yerine TBMM Baþkanlýk Özel Kalem Müdürü Dr. Serdar Çam’ýn atanmasý da, sanýrým benzer sebeplerle alýnmýþ bir karar olsa gerek. Umarým, TÃKAÂ’nýn, çiçeði burnunda yeni baþkaný ikazlarýmýzý dikkate alacaktýr. Aksi halde, ecdadýný hayýrla yâd edip, dua edecek Müslüman’ý bulunmayan yenilenmiþ cami, türbe, külliye veya köprülere sahip olmanýn hiçbir anlamý olmayacaktýr.