Re: bir oneri

Deniz Akkus Kanca <[email protected]> Sun, 11 Jan 2004 12:28:40 +0200
Newsgroups gmane.mail.spam.anti-spam.turkish
Message-ID <[email protected]>
Cts 10 Oca 2004 21:25 tarihinde şunları yazmıştınız:


>
> Isin acikcasi bende cogu zaman sizin gibi  dusunuyorum.  Bu Ulkede
> birsey olmaz. Bu anlayisla birsey cikmaz diye ama ben destek verecek
> arkadaslarla beraber planli bir sekilde sadece konusarak degil,

Yanlış anlaşıldı isem özür dilerim. Bu memlekette bir şey olmaz diye 
düşünmüyorum. Sadece, bir probleme çözüm üretilmesi için o problemin yeteri 
kadar büyük bir problem olması/problem yaratması gerekli. 

> Siz bir onceki emailimde bahs ettigim bir oturusta kabaca yazdigim
> plan cercevesinde calisma yapmaya varmisiniz ;)? Uzmanlik alaninizi
> bilemiyorum bunu benim cahilligime verin. Bu calismaya katki
> saylarsaniz hangi alanda katki verebilirsiniz?

Arşivlere bakmanızı tavsiye ederim. 

Bu mesele hakkında biraz düşündüğüm zaman, yerel faaliyetlerin organize 
edilmesinde yerel amaçlar/faydalar olması gerektiği sonucuna varıyorum. 

Yani... Örneğin dünyada raporlama amaçlı kullanılabilen RBL'ler var. Bu var 
iken TR'de ayrı bir eforun bir kaç sebebi olabilir: 

1. Birileri RBL mantığını öğrenmek için bir şey başlatır ve tutar. 
Komisyonlar, para kaynakları falan konuşulduğuna göre bu çeşit amatör 
başlangıç kapsam dışı.
2. Bu dışarıdaki sunuculara erişim ve raporlama yeteri kadar zor olur. Yine 
örnek olarak dışarıdaki sunuculara raporlama yapmak için gereken ispat 
düzeneği TR özelinde uymuyor olabilir. Veya o kadar çok salt Türkçe bilen 
kişi raporlama yapmak istiyordur ki, Türkçe anlayan bir rapor kabul düzeneği 
faydalıdır. Böyle bir durum pek yok. 
3. Dışarıdaki sunucuya raporlama ve o sunucudan faydalanma, dışarıya olan bant 
genişliğini tüketen bir faaliyet. Bu bant genişliğini, çeşitli peering 
anlaşmaları ile büyük ISP'ler sağlıyor. Dolayısıyla bir ISP'nin, bu bant 
genişliğinden tasarruf amacı ile bu sunucuyu kendi yerel ağına çekme 
faaliyeti manalı olabilir. Böyle bir ihtiyaç hissediliyor mu, veya toplamda 
bu tür trafiğin tükettiği kaynak böyle bir ihtiyaç doğuracak boyutta mı, 
bilmiyorum. 

Burak Dayıoğlu'na, pyzor'un ana sunucusunun yer aradığı zaman, bu listeden hiç 
kimsenin bir miktar bant genişliği ve bir makina tahsis edemediğini 
hatırlatmak istiyorum. Kaynak var, adam yok sorunu değil bu, çünkü sunucuyu 
kurmak ve yönetmek işini pyzor'un yazarı üstlenmeye hazırdı. 

Sonuçta şunu söylemeye çalışıyorum: Bu problem, yeteri kadar büyük bir problem 
addedilmiyor. 

Bu noktada kanun tasarısına gitmeye çalışırsanız, havada kalan bir takım 
kurallardan ibaret bir şey hazırlatırsınız. İşin yönetmeliklere havale 
edilmesi doğal olur, çünkü olmayan bir problemi yeteri kadar tarif 
edemezsiniz kanunda. 

Problemin büyüklüğünü ortaya koymak faaliyetleri faydalı olabilir. Örneğin 
ISP'lerin bu işten dolayı ne kadar kaynak tükettiklerine dair istatistik 
toplanabilir. Bu istatistiğin nasıl oluşturulabileceği konusunda ISP'lere 
(maillog'larını incelemek vs.) bilgi veren seminerler düzenlenebilir. 

DNS kayıtları bir muamma pek çok firma ve hatta ISP için. Doğru dürüst 
classless reverse DNS delegation yaptırabilmek için ne kadar uğraştığımı ben 
bilirim. DNS yönetimi konusunda seminerler düzenlenebilir. Doğru bilgi veren 
bir DNS/reverse DNS düzeneği, spam önlemek için önemli bir araç.

Kanun meselesinden o kadar uzağız ki, şu aşamada kanun çıkarılsa komik 
derecede uygulanamaz bir şey çıkar ortaya.

Esen kalın,
Deniz